Kadınların ekonomi’deki 125.yılı

1891 yılından beri kadınlar iş hayatında bir çok ilerleme kat etti. Kadınlar 1891 yılından günümüze kadar ailelerini desteklemek ve özel yeteneklerini geliştirmek için iş hayatında çok önemli adımlar attılar. Kadınlar bu hedeflerinin peşinde koşarken, bütün çalışanların çalışma koşullarına yardımcı olmuş ve dünyada refah seviyesinin artmasını sağlamışlardır.

Bu ilerlemeye rağmen, çoğu kadının iş hayatında hedeflerine ulaşamadığı görülmektedir. Kadınlar ve erkekler arasındaki kazanç farkı yıllar öncesine göre biraz kapanmış olsa da yine de önemli bir fark söz konusudur. Kadınlar bazı mesleklerde hala azınlığı oluşturmaktadır ve çoğu kadın iş ve aile koşuşturması arasında mücadele etmektedir. Fırsat eşitliği ve iş yeri kuralları makul bir iş-yaşam dengesi sunmaktan gittikçe uzaklaşıyor. Bu böyle devam ederse bir çok insanın potansiyelini boşa harcayacağız ve nüfusun yaşlanması ile zayıf verimlilik artışının zaten ekonomik büyümeyi etkilediği bir zamanda ekonomimizin üretken kapasitesinde önemli bir kayıp yaşayacağız.

İş gücü piyasasında kadına yönelik ilk istihdam

Abd’de şirketlerin kadınları kabul etmeye başladığı andan itibaren 1920’li yıllara kadar, çoğu kadın ev dışında çalışmadı ve çalışanlar genç ve evli olmayanlardı. O dönemde evli kadınların yüzde 5’i toplam kadın nüfusunun yüzde 20’si çalışmaktaydı. Tabi ki bunlar sadece ev dışı çalışmalar için geçerlidir. Evli kadınların ev işlerinde ve çocuk yetiştirmenin ötesinde de ekonomiye katkıları vardır, çünkü evdeki kadın, aile işletmesinde ve tarımsal ürünler gibi satışa sunulabilen malların evde üretilmesinde katkıları vardır. Kadınların geçmişte okutulmaması ve meslek seçiminin kısıtlı olması kadınların iş hayatında uzun süre sadece öğretmen, sekreter, hemşire gibi az sayıda meslek seçme haklarının olması, kadınların iş piyasasında daha az söz sahibi olmasını sağladı.

1930’dan sonra yapılan teşvikler sayesinde bekar kadınlarda iş gücü yüzde 50’ye, evli kadınlarda ise yüzde 12’ye çıkmıştır. Bu durum kadınların evlendikten sonra eşlerinin gelirine güvenerek iş piyasasından çekilmelerine rağmen değiştiğini göstermektedir. Nitekim bu yıllar kadınların bir araya gelerek harekete geçtiği, seçme ve seçilme hakkı kazandığı yıllara denk gelir.

1930-1970 yılları arasında kadınların ekonomiye katılımları artmaya devam etmiş ve bu artış evli kadınlar arasındaki artıştan kaynaklanmaktadır. 1970 yılına gelindiğinde bekar kadınların yüzde 50’si ve evli kadınların yüzde 40’ı iş gücüne katılmıştır. Bu yükselişe sebep olan çeşitli faktörler vardır. İlk olarak kitlesel bir şekilde lise eğitiminin artmasıdır. Aynı zamanda yeni teknolojiler, büro çalışanları için talebi artırdı ve bu işler giderek kadınlar tarafından üstlenildi. Bir başka yenilik de yarı-zamanlı işlerin yaygınlaşmasıyla evli kadınların çalışabilmesi mümkün oldu.

1930-1970 yılları arasında yüksek öğrenim gören kadınların sayısı da artmış ve eğitimli kadınların çalışması için fırsatlar doğmuştur. Bu dönemde kadınların yüksek kariyer yapmaları beklenmemiş ve kadınlar arasındaki en yaygın meslek öğretmenlik olmuştur. Zaman geçtikçe, Kadınlar iş gücünde deneyim kazandıkça, iş ve aile arasında denge kurabileceklerini gördüler. 1970 yılına gelindiğinde kadınlar hayatlarının önemli bir bölümünü iş gücünde çalışmak için harcamak istediklerini daha sık dile getirdiler ve kendilerini buna hazırladılar. Eğitim durumlarını arttırdılar ve kariyer için daha donanımlı dersler ve üniversite seçtiler. 1971 yılında yapılan bir ankette gençlerin geleceklerine yönelik beklentilerinin söylenmesi isteniyordu ve genç kadınlar daha çok kariyerlerine vurgu yapmıştı. İş yeri koruması, gebelik ayrımcılığı yasasının gelmesi, iş yerlerinde  tacizin önüne geçilmeye çalışılması kadınların iş gücüne katkısını arttırdı. Amerika’da kadınlar 1974 yılında ilk defa eşlerinin imzası olmadan kredi için kendi adlarına başvurma hakkı kazandı.

1990 yılının başına geldiğimizde 25-54 yaş arasındaki kadınların yüzde 74 oranında çalıştığı görülmektedir.1990 yılına kadar çoğu zaman öğretmen, hemşire,büro çalışanı olarak kalan kadınlar, 1990 yılından sonra doktor, avukat, profesör, yönetici gibi daha önce erkeklerin elinde olan mesleklere girmeye başladı. Bu dönemden sonra kadınlar ve erkekler arasında kazanç farkı önemli ölçüde kapanmaya başladı.

Bir yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: