Y kuğağı, nasıl çalıştırılmak istiyor.

İşletmeler kesinlikle şimdiler de Y kuşağının akınına uğruyor ve bazı yöneticiler bu nesille nasıl başa çıkılacağını bulmaya çalışıyor ama işin içinden çıkamıyor. Y kuşağı, eleştiri kabul etmeyen, işten kaçmak için her türlü bahaneyi arayan ve bütün zamanını akıllı telefonlarına veya elektronik cihazlarına harcayan kendini beğenmiş ve sorumsuz bir nesil olarak tanımlanır.

Y kuşağının çoğu böyle ama New York Times’a göre X kuşağı ( 35-49 yaş arası bireyler) sosyal medya’da Y kuşağından daha fazla zaman harcıyor. Y kuşağı diğer akranlarına göre sosyal medyaya takıntılı gibi gözükse de takıntılı değil, Aslında diğer akranlarından pek farkı yok. Yöneticiler, y kuşağını yönetirken dikkat etmesi gereken bazı yönler vardır. Aslında bu yönler sadece y kuşağına özel değil, bütün çalışanlara uygulanmalıdır.

Burada y kuşağının nasıl yönetilmesi gerektiğiyle ilgili bazı bilgiler var ama y kuşağını tamamen farklı değerlere sahip başka bir nesil olarak görmemeye çalışın. Bu stratejileri her nesil’e karşı nasıl kullanabileceğinizi düşünün ve çalışanların da bir birey olduğunu unutmayın.

Talimatlara karşı gelenlere anlayışlı olun 

Yaşlı nesiller, y kuşağının sadece emir verilerek bir iş yapmayacağından dolayı şikayet edebilir çünkü y kuşağı, yapacağı işi sorgulayarak yapar ve bir yönetici saygısızlık yapıldığını düşünse de, y kuşağı yapacağı işi öğrenerek yapmak ister çünkü eğitim görmeye alışmıştır.

Y kuşağının “neden” sorusundan rahatsız olmak yerine “neden” sorusunu işlerin nasıl yapıldığını anlatarak talimat vermek için kullanabilirsiniz. Y kuşağı işi öğrenmek için yapacak ve bu herhangi bir nesil için de geçerlidir. Y kuşağının işi öğrenmesine yardım ederek sizin de işin önemli bir parçası olduğunuzu gösterin.

Bir okulda sınıfa neyin öğrenileceği bilinerek gidilir. Y kuşağı artık bu ortamda olmayabilir ama bir şekilde bu ortamı istiyorlar. Sınıfın düzeninden, iş yerindeki düzensiz hayata geçiş kafa karıştırıcı olabilir.

Bu, işletmenizde kimin hangi işi üstleneceğini netleştirmekte ve bir hiyerarşi oluşturma şansı bulduğunuz anlamına gelir. Ama bu, y kuşağının gözünde bütün işlerden anlayan, çok yönlü bir lider olduğunuz anlamına gelmemeli. Bir yönetici, bir y kuşağının geri bildirimini almalı, çalışanlarına erişimi olmalı ve çalışanlarına nasıl daha iyisini yapabilecekleri konusunda istekli olduğunu göstermelidir. Çalışanların yıllık performansları gözden geçirilmeli ve çalışanların şikayetleri dinlenip nasıl iyileştirileceği gayri resmi toplantılar yapılarak konuşulmalıdır. Böylece karşılıklı paylaşım ilişkisi güçlü bir kurum olmayı sağlar.

Yöneticiler bir y kuşağı işcisini çalışması için sıkıştırmaya başlarsa ,y kuşağı başka bir iş aramaya başlar ve kafasında planları da her zaman vardır. Y kuşağı 20’li yaşlarda bir işe girip 40 sene aynı işte çalışmayı istemiyorlar. Harvard Business Review, çalışanların birden fazla mesleği öğrenmeleri gerektiğini söylüyor. Çünkü fazladan meslek sahibi olmak hem çevremizi genişletiyor hem de umutlarımızı canlı tutuyor.

Bir işletme bir y kuşağı çalışanına istikrar ve fırsat sağlayacağını gösteriyorsa o çalışan da işine sadık kalmaya devam edecektir. İşlerinde nasıl başarılı olabileceklerini ve çıkacak ilk ekonomik krizde işten atılmayacağını onlara gösteriniz. Sadakat’ın iki yönlü bir yol olduğunu unutmayın.

Y kuşağı, yaşlılar ve kendi akranlarından saygı görmek ister. Bunun için farklı yöntemler vardır ama en etkili yöntem yetki verme yöntemidir. Y kuşağı hafta boyunca ne üzerinde çalışacağını önceden bilmek ister ama bilgisayar ekranına da fazla bakmak istemez. Y kuşağına yetki vermekten korkmayın. Onların işlerini yaparken rahat bırakmak, eşsiz ve yaratıcı fikirler bulmalarına, işlerini daha iyi yapmalarına sebep olabilir.

Tabi ki saygın bir muamele görmek sadece y kuşağına özgü değildir. Y kuşağını özel bir çocuk gibi tedavi edilmesi gereken bir nesil olarak görmek yerine, yöneticiler y kuşağının önceki nesillerden pek de farklı olmadığını anlamalıdır.

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

%d blogcu bunu beğendi: